MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararına ilişkin olarak;
Katılanın suç tarihinde birlikte çalıştıkları iş yerinde tartıştığı sanığın kendisine hitaben "seni döverim, çık dışarı" dediğini beyan ettiği, aynı iş yerinde çalışan Kenan’ın soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanında suça konu sözleri duyduğunu açıkça belirttiği ve kovuşturma aşamasında da ifadesini aynen tekrar ettiği, tanık ile katılanın beyanlarının aynen örtüştüğü, sanık ile arasında herhangi bir husumet bulunmayan tanığın yalan söylemesini gerektirir herhangi bir hususun bulunmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilirken bu tanığın beyanından daha güçlü bir delile dayanılmadığı gibi, bu tanığın beyanına ne sebeple itibar edilmediğinin de gerekçeli kararda açıklanmadığı görülmekle, atılı suçun sübuta erdiği ve sanığın cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın tehdit suçundan beraatine karar verilmesi,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
a) Sanığın yüzde sabit ize neden olacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği olayda, 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 87/1-c maddeleri uyarınca hükmolunan cezanın 3 yıldan az olması halinde, TCK'nin 87/1-c-son maddesi gereğince cezanın 3 yıla çıkartılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanık hakkında TCK’nin 87/c maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmesi esnasında, uygulama maddesinin TCK’nin 81/1-c maddesi olarak gösterilmesi suretiyle maddi yazım hatası yapılması,
c) Sanığın soruşturma aşamasında katılanın işveren hakkında olumsuz konuşmalarına müdahale etmesi üzerine katılanın üzerine yürüdüğünü ve kendisine hakaret ettiğini, çıkan kargaşada kendisini savunmak amacı ile bir kez vurduğunu savunması ve savunmalarının tanık Mehmet’in anlatımları ile doğrulanması karşısında sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin makul oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesindeki "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenleme karşısında, 1 yıl 8 ay süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, TCK'nin 51/3. maddesi uyarınca tayin olunacak denetim süresinin, ceza süresinden az olmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
e) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy