MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanıklar İbrahim ve Mahmut hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2)Katılan sanık ... ve sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
b)Sanıklara TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddesi uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasına çıkartılması gerekirken, artırım sonucunun gösterilmemesi,
c)Tarafların karşılıklı olarak kavga ettikleri olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Sanık ... ile katılan sanık ...'nin fikir ve eylem birliği içerisinde katılan sanıklar İbrahim ve Mahmut'u darp ettikleri, fiil üzerinde hakimiyet kurdukları anlaşılmakla, tüm sanıklar hakkında TCK’nin 37/1. maddesi yollaması ile TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereği hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, katılan sanık ... için uygulama alanı bulunmayan TCK’nin 39/1-2-c. maddesinin uygulanması ile eksik ceza tayini,
e)Katılan sanık ... hakkındaki hükme esas alınan Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Psikiyatri Kliniğinin 17.02.2015 tarihli raporunda ''...şahısta epileptik (sara) kişilik özellikleri mevcut olduğu, üzerine atılı suç tarihi olan 12.12.2008 tarihinde işlemiş olduğu basit yaralama suçu bakımından fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin azalmış olduğu, TCK'nin 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu...'' belirtildiği, temyize konu suçun tarihinin 24.09.2013 olmasına rağmen mahkemece, sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden veya üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
f)Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... ve sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 19.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.asa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.