.... ve ...’i kasten yaralamaya teşebbüs suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 35/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00’er Türk lirası (iki kez) adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/6 Karar sayılı mahkumiyet kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 01.07.2019 tarihli ve 2019/7193 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2019 tarihli ve 2019/70492 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik ilâmlar bulunduğundan bahisle atılı suçtan verilen cezalara ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/4555 Esas, 2018/19259 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, anılan düzenlemenin incelemeye konu suç tarihinin ve adlî sicilde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihlerinin 28.06.2014 ve sonrası olması hâlinde uygulanabileceği, somut olayda ise inceleme konusu suç tarihinin 16.10.2013 ve adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin kararların kesinleşme tarihlerinin 07.07.2009 ve 31.05.2012 oldukları, dolayısıyla 28.06.2014 tarihinden önce olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkındaki basit yaralamaya teşebbüs suçundan Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/6 Karar sayılı mahkumiyet kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.