Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-c, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, daha önce kasıtlı suçtan sabıkası bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2019 tarihli ve 2018/138 Esas, 2019/261 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.07.2019 tarihli ve 2019/10113 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2019 tarihli ve 2019/80596 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar sanığın daha önce kasıtlı suçtan sabıkası bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, soruşturma aşamasında dosya arasına alınıp sehven sanık ...'a ait olduğu zannedilen sabıka kaydının aslında aynı ismi, ana ve baba adını taşıyan başka bir kişiye ait olduğu, dosya sanığı ...'ın ise aslında her hangi bir sabıka kaydı bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemesince yalnızca bu yanlış sabıka kaydına dayanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Erciş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2019 tarihli ve 2018/138 Esas, 2019/261 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.