MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin suç vasfına yönelik olduğu, hükmedilen sonuç adli para cezasının miktarı itibarıyla kesin nitelikte olsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2013 tarih, 2012/1403 Esas ve 2013/399 sayılı Kararı gereği, "tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararların suç vasfına yönelik bir temyiz olması halinde, Yargıtay'ca işin esasına girilerek incelenmesinin mümkün olduğu, ancak işin esasına girildiğinde sonuç adli para cezası kesin olduğundan bahisle, red kararının verilemeyeceğinden" sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan incelemede;
Katılan ...’ın 01.09.2006 tarihli kolluk ifadesinde “...’a ait internet kafenin önünde gezinirken ... ve babası ... beni tutarak işyerlerinin deposuna indirdiler ve beni dövmeye başladılar, ... bıçağı boğazıma dayadı” şeklinde iddiada bulunması, sanık ...’un 01.09.2006 tarihli kolluk beyanı ile 28.05.2007 tarihli duruşma beyanlarında “Mustafa’yı babama ait işyerinin bodrum katına indirdim” şeklinde ikrarda bulunması ve bu yöndeki iddianame anlatımına göre, sanığın üzerine atılı suçun TCK’nin 109.maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.