MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
12.09.2013 olan suç tarihinin karar başlığında25.11.2013 olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Mağdur sanıklar ... ve ...'in kovuşturma aşamasında karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi olmadıkları, temyiz dilekçelerinin incelenmesinde de, sadece kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri anlaşılmakla yapılan incelemede;
1)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ve mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itirazıkabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Mağdur ...'in yaralanmasına ilişkin Sivas Numune Hastanesinde görevli genel cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen adli raporlar arasındaki çelişkinin, aynı hastanenin 11.12.2013 tarihli adli raporu ile giderildiği ancak; rapor içeriğinde travma sonrası mağdura splenektomi (dalağın alınması) uygulandığı belirtildiği halde, raporun sonuç kısmında, mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığının belirtilmesi suretiyle Adli Tıp kriterlerine uygun olmayan şekilde rapor düzenlendiği ve söz konusu raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla, mağdurun geçici ve kesin raporları ile olay sonrası hastaneye getirilmesinden itibaren tüm tedavi evrakları getirtilerek, en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi ve özellikle mağdura uygulanan splenektomi (dalak alınması) ameliyatı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı da tespit edilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapor ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, karşılıklı yaralama şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (3/5) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
c)Neticeten "1 yıl 8 ay" hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında, hükmolunan uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği gözetilmeden, kısa süreli hapis cezasının ertelendiğinden bahisle, yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığında karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 20.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.