MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, sair tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanık ...'ün temyiz dilekçesi içeriğinden sanık sıfatıyla kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği, katılan sıfatı ile temyiz isteminde bulunmadığı, bu nedenle sanık ... hakkında silahla tehdit ve hakaret suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararların temyiz kapsamında olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın müşteki ...'i kasten basit yaralama eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 29. maddeleri uyarınca verilen "3 ay hapis cezası"ndan, TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında "2 ay 15 gün hapis cezası" yerine, yazılı şekilde "2 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılması gerektiği gözetilmemiş ise de; bu husus kararın kesinleştirme aşamasında mahkemesince dikkate alınabileceğinden, bozma sebebi yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında sair tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı sair tehdit suçunu kabul etmemesi karşısında; müşteki Zekeriya'nın kendisine yönelik "ben sana ne yapacağımı biliyorum" diyerek sanık ...'ın kendisini tehdit ettiğine ilişkin soyut iddiası dışında, sanığın sair tehdit suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut ve mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı halde, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
b) Hükümde sanığın sair tehdit suçundan temel cezası belirlenirken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 106/1-2. cümle yerine 106/1-1. cümle olarak gösterilmesi suretiyle maddi yazım hatası yapılması,
c) Sanığın kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; haksız tahrikin içeriğine göre TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasında TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılmasına rağmen, sair tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; sanığın TCK’nin 106/1-2. cümlesi uyarınca verilen cezasında aynı haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında farklı uygulama yapılması,
d) Sanığın TCK'nin 106/1-2. cümle uyarınca verilen "1 ay hapis cezası"ndan, haksız tahrik nedeniyle TCK'nin 29. maddesi uyarınca (1/3) oranında indirim yapılması sırasında "20 gün hapis cezası" yerine "22 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına, bu ceza miktarı üzerinden TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında "16 gün hapis cezası" yerine "18 gün hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy