Kasten basit yaralama ve kötü muamele suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 232/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para ve 1 ay 20 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık ücret tarifesine göre belirlenen 1.980,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine dair Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/354 Esas, 2017/1427 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kötü muamele suçu yönünden kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/1153 değişik iş sayılı kararını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 232/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık ücret tarifesine göre belirlenen 2.725,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine dair Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/1848 Esas, 2019/280 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2019/450 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.09.2019 tarihli ve 2019/9449 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2019 tarihli ve 2019/97003 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2017 tarihli iddianamesi ile kasten yaralama ve kötü muamele suçlarından kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli kararıyla sanık aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verildiği gözetilmeden, aynı dosya kapsamında devam eden yargılama neticesinde sanık aleyhine olacak şekilde yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi sebebiyle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2019 tarihli ve 2019/450 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.