MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)...Devlet Hastanesince tanzim edilen müştekinin yaralanmasına ilişkin 20/08/2014 tarihli kadın hastalıkları ve doğum uzmanının verdiği adli raporun '' mağdurda yapılan USG sinde BPD 20 hafta tek canlı gebelik amnion mayı normal, hayati tehlikesi yoktur, kesin doktor raporudur'' şeklindeki bulgularla hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmadığı anlaşıldığından müştekinin tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Olayın tek görgü tanığı olan, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan müştekinin kardeşi olan Songül Parin'in ve aynı zamanda olayın tanığı sıfatı da bulunan müştekinin, sanığın aşamalarda inkar içeren savunması ve adli rapor içeriği de dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nin 210/1. maddesi gereğince dinlenerek, sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
3)Sanığın mükerrir olduğu gerekçesi ile 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edildiği ve adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihinde kesinleşen, 17.01.2014 tarih, 2013/697 Esas - 2014/47 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nin 165/1. maddesi gereğince suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve 5237 sayılı TCK'nin 50, 51, 58. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4)Müştekinin duruşmada dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesine rağmen, soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanının duruşmada okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 211/1-c maddesine muhalefet edilmesi,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy