MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret, tehdit, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 14.04.2014 tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle sanık ... hakkında kasten yaralama ile sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında verilen hapis cezalarına yönelik olarak; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'a yönelik olarak 25.04.2014 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanık ...'nin müştekiler ... ve...e yönelik tehdit eylemini nitelikli kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği 14.04.2014 tarihli olaydan sonra 25.04.2014 tarihinde münhasıran işlediği, sanık hakkında müştekilere yönelik eylemi için TCK'nin 106/1 - 1. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan dava açıldığı ancak yapılan yargılama sonucu mahkemece sanığın eyleminin TCK'nin 106/1-2. cümlesinde düzenlenen "sair tehdit" suçunu oluşturduğunun kabul edildiği ve sair tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında, CMK'nin 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
b) Sanık ...'nin olay günü tanık ...'ın berber dükkanında bulunan müştekilerin yanına gelerek müşteki...n dışarıya çıkmasını istediği, müştekinin dışarı çıkmaması üzerine müştekiler ... ve...e yönelik olarak "sizi dışarı çıkartacağım, göreceksiniz" şeklinde ve hemen ardından müşteki ...'ya hitaben "... sen var ya sen, sen görürsün, seni de yazdım" şeklinde sözler söyleyerek tehditte bulunduğu olayda, sanığın aynı husumetle her iki mağdura yönelik olarak çok kısa zaman aralıklarıyla, peş peşe iki cümleyi söylediği bu haliyle tek bir tehdit eyleminden bahsedileceği gözetilerek sanık hakkında TCK'nin 106/1-2. maddesi uyarınca verilen cezanın yalnızca sanığın aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 43/2 maddesi delaletiyle TCK'nin 43/1 maddesi gereğince bir kez artırılması gerekirken, sanığın eylemini müşteki ...'ya karşı iki kez işlemesi nedeniyle TCK'nin 43. maddesi gereğince cezasından yeniden artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy