MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Gerekçeli kararın dördüncü hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi karşısında, beşinci hüküm fıkrasında TCK'nin 62. maddesinin uygulanmamasına karar verilerek hükmün karıştırılması,
b)Müştekinin kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, Adli Tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
c)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA,
2) 1Tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın tehdit suçu ile ilgili olarak aşamalarda herhangi bir beyanının bulunmaması ayrıca sanığın müştekiye yönelik ''beni oraya getirtme'' şeklindeki mesaj içeriğinin TCK'nin 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu değil TCK'nin 106/1-2. maddesinde düzenlenen basit tehdit kapsamında kaldığının gözetilmemesi,
b)24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğu ve sanığa isnat edilen TCK'nin 106/1-2. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun mağdurlarının farklı olması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, mağdur ile sanık arasında 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince TCK'nin 106/1-2. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
c) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 23.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy