MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında yerel mahkemenin delilleri tahlil ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanık hakkında basit yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 35, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açılması karşısında, iddianamede yer alan TCK'nin 35. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanık hakkında mağdura karşı basit yaralamaya teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, oluşa ve tüm dosya içeriğine göre de sanığın olay günü mağduru yaralamak amacıyla bıçak salladığının sabit olduğu ancak mağdurun yaralanmasının bulunmadığını ve rapor aldırmak istemediğini beyan ettiği ve mağdurun yaralanmasına dair raporun bulunmadığı olayda, sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nin 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekirken, tamamlanmış suçtan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
3)Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması nedeniyle TCK'nin 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verilen sanığın adli sicil kaydında bulunan ilam kesinleşmeden incelemeye konu suçun işlendiği, ayrıca 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan, 28.06.2014 tarihinden sonra kesinleşen bir HAGB kararı olmadığı bu sebeple suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkasının bulunmadığı, “sanığın sabıkasında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle CMK'nin 231/5. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle CMK'nin 231. maddesine uygun şekilde objektif ve sübjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy