MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin 26.11.2013 tarihli temyiz başvuru dilekçesi içeriğine göre; verilen hükmü sadece vekalet ücreti nedeniyle temyiz ettiği anlaşıldığından bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesine göre, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin mümkün olduğu ancak; temyiz incelemesine konu dosyada, sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmediği anlaşılmakla, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1)Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne, sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanık ... hakkında katılan ...'a karşı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Oluşa, tüm dosya kapsamına, tanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan 26.03.2012 tarihli beyanına göre; birhanede meydana gelen tartışma sonrasında sanık ...'ın maktül ... ve kardeşi ... ile beraber müşteki ...'un evine giderek müştekiye ellerindeki sopalarla saldırdıkları, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak aynı fikir ve eylem birliği içerisinde neticeye birlikte sebebiyet verdikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c ve 87/1-son maddeleri gereği cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken; TCK’nin 86/2. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 05.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.