MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarih, 2011/842 Esas- 2012/100 sayılı kararı ve 08.05.2012 tarih, 2011/449 Esas ve 2012/186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; kasten yaralama suçunun maddi zarara neden olan suçlardan olması, müştekinin şikayetçi olduğunu ve suçtan zarar gördüğü için davaya katılmasına karar verildiği, dosya kapsamında da sanığın katılanın zararını giderdiğine dair bir bilgi-belge bulunmaması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 231/6-c maddesindeki "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" objektif koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 86/3-c maddesinde kasten yaralama suçu ''Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle'' işlenmesi halinde artırım öngörülmüştür. Burada kamu görevlisinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle yani görevinin gereklerine uygun davranması dolayısıyla yaralama eyleminin gerçekleştirilmesi aranmaktadır. Diğer bir anlatımla kamu görevlisi sıfatı nedeniyle mağdura ayrıcalıklı insan statüsü tanınmamış, yerine getirdiği görev nedeniyle yaralanması devletin saygınlığına ve faaliyetlerine yönelik bir saldırı olması nedeniyle kanun koyucu nitelikli hal saymıştır. Bunun dışında kamu görevlisine karşı kişisel nedenlerle işlenen yaralama fiilleri ise bu nitelikli halin kapsamı dışındadır. Somut olayda müştekinin ortaokulda müdür yardımcısı olarak çalıştığı, sanığın ise aynı okulda öğretmen olarak görev yaptığı, olay günü sanığın müştekiyi okul koridorunda görüp yanına yaklaşarak "sen bunu hak ettin" diyerek müştekiye tokat atma eylemini müştekiye karşı görevinden dolayı değil de kişisel bir nedenle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında uygulanma şartları bulunmayan TCK'nin 86/3-c maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi, dolayısıyla değişen suç vasfı itibariyle sanığın eyleminin TCK'nin 86/2 maddesi kapsamında bulunan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy