MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle esas üzerinden duruşma açılması, sanığa duruşmaya gelmemesi halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşmadan haberdar olmasının sağlanması sureti ile kendisini savunma imkanı tanınması gerektiği ve ayrıca bozma üzerine yapılan yargılamada da CMUK'un 326/2. maddeleri uyarınca bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için usulüne uygun davetiye tebliği ile duruşmaya çağırılması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak şekilde duruşma açılmadan, tensiple dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kasten yaralama suçlarından hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılmasıgerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Gerekçeli karar başlığında müştekilerin adı ve soyadının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
4) Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü anne ve babası olan müştekiler ... ve ...ile yaşadıkları tartışmada müştekilerin kendisine taş fırlatarak yaralanmasına sebebiyet verdiklerini beyan etmesi ve beyanları ile uyumlu adli raporu karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy