MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece, bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasına neden olan, ihbara konu ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2016/79 Esas, 2017/422 Karar sayılı ilamındaki suçların nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme, tehdit ve hakaret olduğu, nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme ve hakaret suçlarının 6763 sayılı Kanun'dan öncede uzlaşma kapsamında bulunduğu ve mahkemece tehdit suçuna ilişkin uzlaşma prosedürünün işletildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığının, mahkemenin 30.07.2018 tarih, 2016/79 Esas, 2017/422 Karar sayılı ek kararından anlaşıldığı gözetildiğinde, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2011 tarih, 2010/2 Esas, 2011/104 Karar sayılı ilamı ile TCK'nin 86/1, 86/3-e, 29/1, 62 maddeleri gereğince verilen 3 ay 22 gün hapis cezasının TCK'nin 50/1.a, 52/2. maddelerine göre neticeten 2.240 TL adli para cezasına çevrildiği, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin değerlendirilmesi gerekçesi ile Dairemizin 21.11.2013 tarih ve 2013/1351 Esas, 2013/41659 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ancak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hükmolunan hapis cezasının TCK'nin 50/1.a maddesine göre adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre; sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de, nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 20.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.