Kasten basit yaralama suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 29/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2016/267 Esas, 2018/1081 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.10.2019 tarihli ve 2019/10946 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2019 tarihli ve 2019/103754 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, söz konusu suçun mağduru olan ...'un soruşturma aşamasında alınan 08.04.2015 tarihli ifadesinde sanık hakkında şikâyetçi olmaması sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2016/267 Esas, 2018/1081 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve mağdur yargılamada şikayetçi olduğunu belirtmiş ise de, şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı gözetilerek sanık ... hakkında basit yaralamadan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince mağdurun soruşturma aşamasında şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy