Basit yaralama suçundan hükümlü ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/13 Esas, 2018/905 Karar sayılı kararını müteakip, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinin kabule değer olmadığına dair Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli ve 2018/13 Esas, 2018/905 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/703 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.10.2019 tarihli ve 2019/770 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2019 tarihli ve 2019/102000 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkumiyet hükmünü veren hakim ...'un (107563), yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararı verdiği gözetilerek, itirazın bu yönden usule ilişkin kabulü yerine, yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/703 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy