Kasten basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/542 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararının 21.03.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03.10.2017 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ordu Çocuk Mahkemesinin 26.06.2019 ve 2019/179 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.11.2019 tarihli ve 2019/13017 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2019 tarihli ve 2019/111457 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'ın üzerine atılı basit kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin, gerek 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yapılan değişiklik öncesindeki haline, gerekse de söz konusu değişiklik sonrası haline göre, uzlaşma kapsamında bulunduğu, 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin ise geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı, somut olayda ise suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan yapılan soruşturma sırasında suça sürüklenen çocuk ...'a uzlaşma teklifi yapılmadığı gibi, müşteki ...'ın kanuni temsilcisi olan ...'ın kolluk ifadesinde uzlaşmak istemediğini beyan etmişse de; uzlaşma teklif formu imzalatılmadığı ve uzlaşmanın mahiyeti, kabul veya reddinin sonuçları hakkında da bilgi verilmediğinin anlaşılması karşısında, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ordu Çocuk Mahkemesinin 26.06.2019 ve 2019/179 Esas, 2019/115 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.