MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmü bakımından temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Mağdurun, 01/10/2015 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, şikayetten vazgeçen mağdurun ve vekilinin katılma hakkının olmadığı, bu nedenle katılan sıfatını almayan mağdur vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Her iki tarafında yaralandığı olayda, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın ve mağdur vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.