Eşe karşı yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair dair ...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2017 tarihli ve 2016/704 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararının 11.05.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08.01.2018 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbarı üzerine yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/242 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.11.2019 tarihli ve 2019/14690 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2019 tarihli ve 2019/116531 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebellüğ edecek şahsın hasım olması" başlıklı 39. maddesinin; "Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz." şeklinde olmasına rağmen, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın eşi olan mağdur ... imzasına tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık adına çıkartılan tebligatın usulüne uygun olmamasından dolayı kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, bu nedenle denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/242 Esas, 2018/478 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy