MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan hakkında ... Devlet Hastanesince düzenlenen 13.09.2010 tarihli raporda katılanın yaralanmasının niteliğinin denetime olanak verecek açıklıkta belirtilmediği ve raporun Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmasının niteliği hususunda ayrıntılı raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Oluşa ve dosya içeriğine göre, katılan hakkında da hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği dikkate alındığında,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.