MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-e, 87/1-d(son), 29 ve 62. maddelerine göre belirlenen sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamenin düzelterek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılan ... hakkında düzenlenen Soma ilçe Devlet Hastanesinin 15.07.2014 tarihli geçici raporda ''... Sırt sol alt tarafta muhtemelen bıçak v.b. keskin cisim tarafından oluşmuş olan 3 cm genişliğinde cilt cilt altı dokuları geçip göğüs boşluğuna doğru ilerleyen kesi izi ...'' olduğu, mevcut haliyle hayati tehlikesi olduğu, kati raporun göğüs cerrahı uzmanı tarafından verilmesinin uygun olduğu belirtilmiş ve aynı hastanede göğüs cerrahı uzmanı tarafından düzenlenen 02.07.2015 tarihli kesin adli raporda '' ..sol torakomoti skarı , sol sırtta paraspinal muhtemel bıçaklanmaya bağlı kesi skarı ...'' olduğu ve katılanın hayati tehlike geçirmiş olduğunun bildirilmesi karşısında, mevcut yaralanmanın hangi gerekçeyle yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olduğu hususunda bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, katılana ait tüm tıbbi evrakın ve raporların temini ile birlikte 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki ölçütlere uygun olarak Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerekirken, yetersiz raporun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Katılan ...'ın ikrarından da anlaşıldığı üzere, katılan tarafından sanığa ilk olarak yumruk atılması sebebi ile sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandığına göre, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezasından makul oranda indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA,10.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy