MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur hakkında Mersin Devlet Hastanesi ortopedi uzmanı tarafından düzenlenen 10.10.2014 tarihli raporda mağdurda meydana gelen ulna saft kırığının hayati fonksiyonlara etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmiş olması karşısında tebliğnamenin bir numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan doktor raporunda, mağdurda meydana gelen yaralanmanın kemik kırığına neden olduğunun belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-a-e ve 87/3 maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın eyleminin yüzde sabit ize neden olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c maddelerinden hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
2) Mahkemece sanığın eylemini, eşine karşı silahtan sayılan mangal şişi ile vurmak suretiyle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, birden fazla nitelikli halin (TCK'nin 86/3-a, 86/3-e) aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK'nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle eksik ceza tayin edilmesi,
3) Sanığın aşamalardaki, eşi olan mağdurun başkaları ile mesajlaştığını görmesi üzerine eşini darp ettiğine dair beyanlarına ve sanığın kardeşinin de bu beyanları doğrular nitelikteki ifadelerine göre, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 11.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy