MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetler
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında kasten yaralamadan kurulan hüküm bakımından temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yerel mahkemece kesinleştirilmiş ise de, dosya kapsamına göre, sanığın kovuşturma evresinde cezaevinde olduğu, hüküm kurulduktan sonra gerekçeli kararın tebliği için mernis adresine çıkartılan tebligatın da sanığın cezaevinde olduğu için iade edildiği, cezaevinde olduğu için iade edilmesine rağmen aynı adrese yeniden çıkartılan tebligatta ise sanığın adresten ayrıldığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanığa yapılan usulüne uygun tebligat bulunmadığı kanaatine varıldığından, sanığın hakkında verilen kararı öğrenmesi üzerine vermiş olduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa 17.04.2015 tarihli duruşmada, CMK’nin 147. maddesindeki haklarının ihtar edildiğinin tutanağa geçirildiği, iddianamede talep edilmemesi nedeniyle sanığa TCK’nin 58. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma verildiği, sanık hakkında iddianamede TCK’nin 35. maddesinin de uygulanmasının talep edildiği ve bu doğrultuda sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nin 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması karşısında tebliğnamenin bozma talepli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkında kasten yaralamadan kurulan hüküm bakımından temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Aksaray 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 tarih ve 2013/135 Esas, 2013/124 Karar sayılı ilamına konu hükmün "kamuya yararlı bir işte çalışma" tedbir kararı olduğu, TCK'nin 50/5. maddesi gereği uygulamada asıl mahkumiyetin tedbir olduğunun belirtilmesi karşısında tedbir niteliğindeki bu ilamın 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesine konu olamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu gerekçesi ile TCK'nin 58/3. maddesi gereğince TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası seçilip, tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre de;
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy