MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın yaralama eylemi neticesinde katılanda kemik kırığı ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu olayda, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi ve TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi uyarınca TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza tayininde dikkate alınması ve asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanığın yaralama eylemi neticesinde katılanda kemik kırığı ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu olayda daha ağır netice olan yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralamadan TCK’nin 86/1, 87/1-d, 87/1-son, 29/1 ve 62. maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, ayrıca kemik kırığından TCK'nin 87/3. maddesi gereğince cezada artırım yapılması,
3)Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (1/3) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.