MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 53 maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, mağdurun 04.05.2012 tarihinde alınan beyanında, usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla ve yine denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231/11 maddesi gereğince hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği, dolayısıyla verilen kısa süreli hapis cezasına TCK'nin 51. maddesinde düzenlenen ertelemeye ilişkin hükümler uygulanamayacağından, tebliğnamedeki bozma görüşlerine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.