MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine ancak,
1) 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren, 5237 TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddelerinde düzenlenen suçtan yargılanan sanığın istinabe yoluyla dinlenemeyeceği, mutlaka duruşmaya çağrılıp dinlenmesi veya SEGBİS aracılığı ile dinlenilmesi gerektiği düşünülmeden, CMK'nin 196/2. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle duruşma açılıp 5271 sayılı CMK'nin 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması gerekirken, usulüne uygun olmayan davetiye ile yetinilmesi suretiyle CMK'nin 231/11. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3) Sanığın TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen “3 yıl" hapis cezası'nın katılanın yüzünde sabit iz oluşması nedeniyle TCK’nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile "6 yıl" hapis cezasına çıkartılması gerekirken, doğrudan ve TCK’nin 87/1-c-son maddesi uygulama maddesi olarak gösterilmeden “5 yıl" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, devamında TCK'nin 29. maddesi gereği (2/3) oranında indirim yapılarak sonuç cezanın "2 yıl" hapis cezası yerine "1 yıl 8 ay" hapis cezası olarak tespit edilmesi ve TCK'nin 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim yapılırken sonuç cezanın "1 yıl 8 ay" hapis cezası yerine "1 yıl 4 ay 20 gün" hapis cezası olarak tespit edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
4) Sanığın, katılanın kendisine yönelik hakaret teşkil eden sözlerinin etkisi ile yaralama fiilini gerçekleştirdiğinin mahkemece kabulü ile sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden yazılı şekilde (2/3) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.07.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy