MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın yokluğunda verilen 15.09.2011 tarihli kararın, 26.10.2011 tarihinde sanığa tebliğinde, adreste bulunmama sebebi tebliğ mazbatasında belirtilmediği gibi 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre “adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması”nın gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi sırasında sanığın komşusunun, yöneticinin veya kapıcının imzasının alınmaması sebebiyle sanığa yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulune uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmakla, denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve buna bağlı olarak 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 26.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy