MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ve bu beyanları doğrulayan adli rapor içeriği ile sanığın soruşturma aşamasındaki 14.04.2015 tarihli beyanında "tartışma sırasında birbirimizi yaralamıştık." şeklinde üzerine atılı suçu ikrar etmesi karşısında, sanığın sonradan değişen savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve müşterek çocukların tanık olarak dinlenilmesi talebinin sonuca etkili olmayacağı anlaşılmakla, suçun sübut bulduğu yönündeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden ve yine 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi; karar tarihinden sonra yapılan masraflarla birlikte kararın kesinleştirme aşamasında mahkemesince gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 25.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.