MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Anayasa'nın 141/3, CMK'nun 34. ve 230. maddelerine göre, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm delillerin, bu deliller sonucunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eyleminin suç sayıldığı açıklandıktan sonra, kabul edilen bu eylemin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerektiği gözetilmeyerek, gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçu nedeniyle, TCK'nin 86/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, mahkemece de sanığın eylemini basit yaralama olarak kabul etmemesine rağmen, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi yerine TCK'nin 86/2. maddesinin gösterilmesi,
3)Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; hükmün gerekçe kısmında ''...olayın karşılıklı tartışma ortamında gerçekleştiği, tartışmanın ilkin kimden kaynaklandığı anlaşılmadığından TCK 29/1 maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanmak suretiyle yasal indirim yönüne gidilmiş...'' belirtildiği halde, hüküm fıkrasında ''Sanık bu suçu karşı taraftan kaynaklanan haksız tahrik altında işlemiş olduğundan'' demek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
4)Kabule göre de;
Mahkemece, ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
5)Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 01.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.