MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Gerekçeli karar başlığında mağdur ...’nın adı ve soyadının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2)5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde aynı maddenin 11. fıkrası uyarınca açıklanabilmesi için sanığa, "Denetim süresinde yeni bir suç işlediğinin iddia edilmesi sebebiyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde yokluğunda cezaya hükmolunabileceği" uyarısını içeren ihtarlı davetiyenin duruşmada bildirdiği en son adresinde tebliğe çıkartılmaksızın, talimat mahkemesi aracılığı ile beyanının alınması gereken “Düziçi/Osmaniye” adresine doğrudan duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmesi suretiyle, usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeyen sanık hakkında verilen hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3)Dairemizin 14.04.2015 tarih ve 2014/38934 Esas–2015/13194 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda alınan Osmaniye Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 18.03.2016 tarihli raporunda; mağdurun yaralanmasının “yüzünde sabit niteliğinde olmadığı” tespiti yapılmasına rağmen, yaralanmasının “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı” konusunda bir açıklamaya yer verilmediği, ancak mağdurun soruşturma aşamasında Aksaray Devlet Hastanesi plastik cerrahi uzmanınca tanzim edilen 05.06.2012 tarihli adli raporda ise, “mağdurda meydana gelen yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede hafif olduğunun” belirtildiği, bu nedenle mağdurun tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın
Adli Tıp Kurumuna sevk edilip mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 18.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.