MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, kasten yaralamaya azmettirme, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme, tehdit
HÜKÜMLER: Beraatlere, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında kasten yaralamaya azmettirme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış olup, kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile ayrıca açılmış bir kamu davası bulunmadığı, bu nedenle sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında kasten yaralamaya azmettirme, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar ... ve ... haklarında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar ... ve ... haklarında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan ...’ın vesayet altına alındığı ve dosya içeriğinde bulunan Sakarya Devlet Hastanesinin 11.10.2000 tarih ve 9369 sayılı raporuna göre, “epilepsi hastası olduğu ve %40 oranında özürlü bulunduğu” tespiti yapılması karşısında, katılanın beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı yönünde adli raporu alındıktan sonra, sanıkların TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezalarında, TCK’nin 86/3-b oranında artırım yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre cezada orantılılık ilkesine aykırı olarak hükümde TCK’nin 87/3. maddesi olan uygulama maddesi de gösterilmeksizin (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi,
c) Kabule göre, uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 09.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy