MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, basit cinsel saldırı, basit tehdit ve basit kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı TCK'nin 123/1, 102/1-1, 106/1-2 ve 86/2. maddeleri uyarınca kamu davası açıldığı, TCK'nin 102/1-1 maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu uzlaşma kapsamında bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kasten yaralama suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı, bu itibarla uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, kovuşturma aşamasında ise sanık hakkında cinsel saldırı, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından beraat kararı verilmesi karşısında, sanığa atılı TCK'nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, CMK'nin 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kabule göre,
2) 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce 16.06.2011 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle şartları oluşmadığı şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.