MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Her ne kadar mahkemece “katılan hakkında alınan rapor tarihinin 28/08/2014 olduğu, şikayet tarihinin ise 11/08/2015 tarihi olduğu, darp olayına ilişkin dosyada tanık olmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmişse de; dosyanın incelenmesinde katılanın 24/08/2014 tarihinde sanık eşi Adem ve yakınları tarafından yaralandığı iddiası üzerine kolluk güçlerince adli raporunun aldırıldığı, polis merkezinde katılanın şikayetçi olmadığından bahisle adli işlem yapılmadığı; Taşköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2015 tarih ve 2015/448 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın katılanın itirazı üzerine sanık ... yönünden kaldırılarak yargılamaya konu kamu davasının açıldığı anlaşılmakla; katılanın suç tarihinde yaralandığına ilişkin aşamalarda değişmeyen anlatımları, Kastamonu Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesinin 24/08/2014 tarihli doktor raporu, oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçla ilgili delillerin takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşülerek, suçun sübut bulduğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
2) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının "dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına" ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli
para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "23.08.2014" yerine katılanın Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru tarihi olan "11.08.2015" olarak hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy