Basit yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair kapatılan ...2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 tarihli ve ... Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...78. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, söz konusu kararın bozulmasına dair Dairemizin 21.12.2017 tarihli ve 2017/14706 Esas, 2017/17241 Karar sayılı ilâmı üzerine, dosyanın yeni esasa kaydedilmesi suretiyle tekrar ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin ...7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/88 Esas, 2018/550 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.02.2020 tarihli ve 2019/18498 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2020 tarihli ve 2020/29476 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamelerde;
Dosya kapsamına göre,
1) ...2. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.04.2009 tarihli ve ... sayılı kararıyla verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde suç işlendiği ihbarı üzerine hükmün açıklandığı ve ...78. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/268 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ancak bu hükmün de Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/14706 Esas, 2017/17241 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasının akabinde bozmaya uyan Mahkemesince Yargıtay bozma ilâmında bahsedilen eksiklikler giderildikten sonra sanık hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, "hükümlünün, deneme süresi içinde yeniden kasıtlı bir cürüm işlemek suretiyle, denetimli serbestlik şartlarını ihlal ettiği" şeklindeki somut olaya uygun olmayan gerekçeyle ...78. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/268 sayılı kararıyla açıklanan hükmün yeniden açıklanmasına karar verilmesinde,
2)Her ne kadar ...7. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, hükmün açıklanmasına şeklinde bir ibareye yer verilmekle yetinilip, cezalandırmaya ilişkin maddeler yazılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde yer alan, “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı maddenin 11. fıkrasında yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” biçimindeki düzenleme nazara alındığında, denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı ve hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, hüküm açıklanabilmesi için öncelikle bir cezanın belirlenmesi gerektiği, ortada açıklanacak bir hüküm bulunmaması hâlinde anılan hükmün nasıl infaz edileceğinin karışıklığa da yol açabileceği, öncelikle mahkemece anılan Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ...7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ve 2018/88 Esas, 2018/550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy