MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Olay günü sanığın babası olan mağdurdan olan isteğine olumsuz yanıt alması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığı ve mağdurun sanığı sopayla yaralaması üzerine sanığın önce taş sonra da tüfekle babası olan mağduru İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14.01.2016 tarihli adli raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayatını tehlikeye sokacak ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır(6) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, mağdurun bu tarihten yaklaşık 3 ay sonra 09.04.2016 tarihinde vefat ettiği, mağdurun eşi olan ...'nın 25.05.2016 tarihli dilekçesi ile sanığın son celse alınan savunmasına göre mağdurun kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini belirttikleri nazara alınarak, mağdura ait ölüm belgesi, tıbbi dosyası ve yaralanmasına ait tüm tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek mağdurun ölümü ile sanığın eylemi arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından rapor alındıktan sonra, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 87/4. maddesinde düzenlenen “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle görev hususu da düşünülerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2)Mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik oluşturan eylemin haksızlık içeriğine göre TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi gözetilerek sanığın cezasından TCK'nin 29. maddesi gereğince makul indirime gidilmesi gerekirken (2/3) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
3)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 03.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy