MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesi gereğince kasten yaralama, TCK'nin 106/1-1. maddesi gereğince tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince soruşturma aşamasında tüm suçlar yönünden uzlaştırmanın mümkün olmadığı ancak TCK'nin 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alınması karşısında, CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı ve kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ve mağdur arasında uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın adli sicil kaydında yer alan Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarih ve 2014/273 Esas – 2015/205 Karar sayılı ilamıyla TCK'nin 106/1-1 maddesi uyarınca tehdit suçundan 4500 TL Adli Para Cezasına ilişkin hükümlülüğüne karar verilmişse de; mahkemenin 11/09/2017 tarihli ek karar ile sanık ile müşteki arasında fiili uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği de gözönüne alındığında, tekerrüre esas başkaca mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan, İstanbul(Kapatılan) 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2014 tarih ve 2014/1051 Esas – 2014/49 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1 maddesi uyarınca tehdit ile TCK'nin 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016
tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, dolayısıyla CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, her iki suçun da uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığının tespiti ile sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.