MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın babası olan mağdurun kıyafetlerini çekiştirdiği, yan odaya kadar sürükleyerek, çekiştirerek ve itekleyerek götürdüğü, daha sonra sanık ve mağdurun yanına mağdurun diğer oğlu temyiz dışı sanık ...'ın geldiği, mağdur ...'in temyiz dışı sanık ...'a "Olgun yetiş beni kurtar" diye seslendiği, temyiz dışı sanık ...'un babası olan mağdur ...'i sanık ...'nın elinden kurtarmaya çalışarak mağduru yan odaya götürdüğü ve sanık ...'nın zarar vermemesi için kapıyı kilitlediği, akabinde mağdur ...'in bulunduğu odanın kapısının hızlı bir hamle ile kırıldığı, mağdurun o anki panikle bulunduğu odanın yerden yaklaşık 2 metre yüksekliğindeki penceresinden atladığı, mağdurun atladıktan sonra omzunu hissetmediği ve ağrı olduğunu farkettiği, mağdur hakkında alınan Giresun Devlet Hastanesinin 25.11.2014 tarihli raporunda, mağdurda omuz çıkığının olduğu, hayati fonksiyonları iki (2) orta derece etki ettiğini ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği, söz konusu raporda hangi yaralanmanın sanığın eylemi sonucunda oluştuğunun açıklanmamış olması karşısında, mağdurun adli raporları ile varsa hastane müşahade kağıtları, film ve grafilerinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'na gönderilerek, mağdurdaki her bir yaranın niteliği, yaralanmaların sanığın eylemi ile mi yoksa mağdurun kendisini pencereden atması sonucu mu oluştuğu, yaraların basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda ayrıntılı rapor alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde rapor alınması ve sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-a maddeleri uyarınca tayin edilen ''1 yıl 6 ay hapis cezası'' üzerinden TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca yapılan 1/6 oranındaki indirim sonucunda ''1 yıl 3 ay hapis cezası''na hükmedilmesi yerine, yazılı biçimde ''1 yıl 6 ay hapis cezası''na hükmedilmesi,
3) 5237 sayılı TCK'nin 51/3. maddesindeki "cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, mahkum olunan ceza süresinden daha az denetim süresi belirlenmesi,
4) Sanık hakkında, hükmolunan uzun süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiği gözetilmeden, kısa süreli hapis cezasının ertelendiğinden bahisle, yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5) Sanığın adli sicil kaydındaki ilam gereğince pişman olmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın güncel sabıka kaydının incelenmesinde her hangi bir adli sicil ve arşiv kaydı bulunmadığı, soruşturma aşamasında alınan arşiv kaydındaki cezanın da güncel alınan arşiv kaydından silinmiş olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı evrakında da “Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı” belirtildiğinden, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesinin uygulanma gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmama gerekçesinin birbiriyle çelişkili olduğu, sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesi gerekçesi ile çelişki oluşturacak şekilde sanığın adli sicil kaydı itibariyle yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılmadığından 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.