MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...’ın temyiz dilekçesi içeriğinde mağdur ...’ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yanısıra mağdur ...’ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, yalnızca sanık ...’un mağdur ...’e kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında mağdur ...’ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının türü ve miktarı itibariyle verilen hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizleri mümkün olmadığından, sanığın temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında mağdur ...'ü kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
a) Mağdur ...'ün olayda sol kolundan kırık oluşacak şekilde yaralandığının doktor raporlarından anlaşılmasıra rağmen, mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin etki derecesinin ne olduğuna ilişkin kesin adli raporunun aldırılmadığı ve bu nedenle adli raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığının anlaşılması karşısında, mağdurun tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre; sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e ve TCK’nin 29/1. maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası” ndan TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapıldığında “11 ay 7 gün hapis cezası” yerine “11 ay 37 gün hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve yine bu cezanın TCK'nin 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sanığın sonuç ceza olarak "6740,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılması yerine "7340,00 TL adli para cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.