MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın mağdur ...'a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle düzenlenen 08.12.2014 tarihli iddianamenin sevk maddelerinde 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gösterildiğinden sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi gereğince ek savunma alınmamasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verildiği, ihbara konu Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarih ve 2015/408 Esas - 2016/181 Karar sayılı ilamınında 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit ve 5237 sayılı TCK'nin 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre uzlaşmaya engel olan TCK'nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle karar tarihi itibari ile birlikte işlendiği tehdit suçu ile uzlaşma işlemleri yapılamayan hakaret suçunun uzlaşma kapsamında kalması nedeniyle öncelikle mahkemesinden uyarlama yargılaması istenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Mağdur hakkında Ordu Adli Tıp Kurumu tarafından verilen 31.03.2015 tarihli adli raporda mağdurun yüzeysel yumuşak doku yaralanmasının yüzde sabit iz oluşturduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği kanaatine yer verildiği, Adli Tıp uygulamalarına göre yüzde sabit izin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte bir yaralanma olduğu ve bu haliyle söz konusu raporun kendi içinde çelişkili olduğu görülmekle, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Kuruluna gönderilerek yaralanmasının özellikle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yetersiz ve çelişkili rapor ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Sanık hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verildiği, ihbara konu Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarih ve 2015/408 Esas - 2016/181 Karar sayılı ilamınında 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. Cümlesinde düzenlenen tehdit ve 5237 sayılı TCK'nın 125/1 maddesinde düzenlenen hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre uzlaşmaya engel olan TCK'nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle karar tarihi itibari ile birlikte işlendiği tehdit suçu ile uzlaşma işlemleri yapılamayan hakaret suçunun uzlaşma kapsamında kalması nedeniyle öncelikle mahkemesinden uyarlama yargılaması istenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
b) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Ünye Devlet Hastanesinin 26.12.2014 tarihli kesin raporunda ''Nazal sol tarafta kaynadığı düşünülen fraktür hattı izlendi, BT'nın radyoloji hekimi tarafından yorumlanıp rapora eklenmesi uygundur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi hafiftir'' şeklinde rapor edilmesine rağmen radyoloji hekiminin görüşü alınmadan adli tıp kriterlerine uygun olmayan yetersiz rapor ile kovuşturma yapılarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Sanığın eylemi neticesinde mağdurun vücudunda hafif (1.) derecede kemik kırığı meydana geldiğinin Ünye Devlet Hastanesinin 26/12/2014 tarihli raporu ile bildirildiği görülmekle; 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adli tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.