Kasten basit yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e ve 52/2. maddeleri gereğince 140,00 Türk lirası adli para cezası ile cazalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2008 tarihli ve 2003/1054 Esas, 2008/930 Karar sayılı kararının 02.12.2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 17.11.2013 tarihinde işlediği çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediğinin ihbar edilmesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e ve 52/2. maddeleri gereğince 140,00 Türk lirası adli para cezası ile cazalandırılmasına ilişkin Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/254 Esas, 2019/1220 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.01.2020 tarihli ve 2019/12629 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2020 tarihli ve 2020/12569 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükmün kesinleştiği 02.12.2008 ile yeni suçun işlendiği 17.11.2013 tarihleri arasında 4 yıl 11 ay 14 gün süre ile zaman aşımının durduğu, sanığa yüklenen suçun ise 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, bu süreye zaman aşımının durduğu 4 yıl 11 ay 14 günlük süre eklendiğinde 12 yıl 4 ay 11 gün olduğu, zaman aşımını kesen en son işlem olan savunmanın 29.03.2006 tarihinde alınmış olması nedeniyle 12 yıl 4 ay 11 günlük süre eklendiğinde zaman aşımının 09.08.2018 tarihinde dolmuş olması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, sanığın denetim süresi içinde, 17.11.2013 tarihinde yeni bir suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 02.12.2008 tarihi ile yeni suçun işlendiği 17.11.2013 tarihi arasında 4 yıl 11 ay 15 gün süre ile zamanaşımı süresinin durduğu, ancak suç tarihi olan 18.10.2001 tarihi ile hükmün açıklanma tarihi olan 16.05.2019 tarihi arasındaki süreden, zamanaşımı duran 4 yıl 11 ay 15 günlük süre çıkınca, suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK'nin 102/4. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı 03.04.2014 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2018/254 Esas, 2019/1220 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.