MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığın temyizi üzerine mahkemenin 11.02.2014 tarihli ilk kararının Dairemizin 12.09.2017 tarih ve 2016/15939 Esas – 2017/10630 Karar sayılı kararı ile; "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak, müşteki ...'i hayati tehlike geçirecek ve ağır (4) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlali yaparak yaralayan sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşması gerektiği” gerekçesi ile bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, sanığın temel cezasının TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık” ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütlere göre sonuç cezaya etkili olacak şekilde makul bir oranda TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenmesinden sonra, TCK’nin 86/3-e, 87/1-d, son, 29/1 ve 62/1. maddeleri uygulanarak, sonuç cezanın bozma öncesi verilen ilk kararındaki ceza miktarı olan “4 yıl 2 ay hapis cezası”nı geçmesi halinde CMUK’un 326/son maddesi uyarınca bu ceza miktarına indirilmesi gerekirken, kazanılmış hakkın sonuç cezaya ilişkin olduğu gözetilmeden, aleyhe bozma yasağına yanlış anlam yüklenerek, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezasının bozma öncesi verilen ilk hükümdeki ceza miktarı olan “1 yıl hapis cezası” olarak belirlenmesi ve bundan sonrasındaki hesaplamaların da bu miktar üzerinden yapılması suretiyle yanlış uygulama yapılması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.