MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜMLER:1)Suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair; Büyükçekmece 1. Çocuk Mahkemesinin 18.06.2019 tarih ve 2016/409 Esas - 2019/260 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.01.2020 tarih ve 2019/3243 Esas - 2020/49 Karar sayılı kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.01.2020 tarih ve 2019/3243 Esas-2020/49 Karar sayılı kararının, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından ise suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli, 2018/11-38 Esas ve 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca, yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı istinaf mercii tarafından düşme kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü suça sürüklenen çocuğun babasının, polis memuru olan katılan ... tarafından gözaltına alınması işlemine karşı suça sürüklenen çocuğun katılana direndiği sırada, katılanın parmağının kırılmasına neden olduğu da gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuğun eyleminin
5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-c, 87/3. maddelerinde düzenlenen "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama" suçunu oluşturduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nin 66/3. maddesindeki "Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur." ve yine aynı maddenin 4. fıkrasındaki "Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, kayden 15.07.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 30.03.2013 tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nin 86/1, 86/3-c, 87/3. maddelerinde düzenlenen "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama" suçu yönünden öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin, TCK'nin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince "6 yıl" değil "10 yıl 15 ay" olduğu ve inceleme tarihi itibariyle henüz olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.01.2020 tarih ve 2019/3243 Esas-2020/49 Karar sayılı "zamanaşımı nedeniyle düşme" kararının CMK'nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/2. maddesi gereğince “İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.