MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Üsküdar Şube Müdürlüğünce, evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 06.08.2007 tarihli raporda, “Frontal orta hatta ve sağ frontalde birer adet 2 cm.'lik kesi, sol tragusta 1-1,5 cm.'lik kesi” bulunduğunun belirtimesi karşısında, katılanın, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, meydana gelen yaralanmaların yüz bölgesi içerisinde kaldığı da dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere uygun rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre, katılanın olaydan önce telefonda ve olay günü yüzüne karşı hakaret etmesi nedeniyle yargılama konusu suçu işlediğinin kabulü ile sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi uyguanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/3) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Sanık hakkında (Kapatılan)Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesine ait 19.01.2009 tarihli, 2007/1254 Esas ve 2009/5 karar sayılı ilamı ve 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca neticeten hükmedilen 6 ay hapis cezasının, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve TCK’nin 51/3. maddesi gereği “1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine” karar verildiği, bahse konu hükmün, sanık müdafiince temyizi üzerine 05.06.2013 tarihinde Yargıtay 4. Ceza Dairesince “a) Sanığın mağdur ...'nın olaydan önce telefonda ve yüzüne karşı kendisine hakaret ettiği biçimindeki anlatımı karşısında; haksız kışkırtma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması; b) Sabıkasız olan sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak cezasının ertelenmesi karşısında, yaralama suçunun işlenmesi sebebiyle mağdurun uğradığı maddi zarar kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanığa tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorularak zararı gidermesi durumunda; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken "mağdurun zararının tazmin suretiyle giderilmediği" biçimindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi; c) Suçta kullanılan ve emanette kayıtlı bulunan kuru sıkı tabancanın akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,” gerekçeleriyle bozulduğu; İstanbul Anadolu(Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarih, 2013/442 Esas ve 2014/410 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 28.03.2019 tarihinde hüküm açıklanırken sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan 19.01.2009 tarihli ilk hükümde sanık hakkında TCK’nin 51. maddesi uyarınca tatbik edilen erteleme hükümlerinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli, 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararı ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.