Basit yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62/1 ve 52/2.maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/173 Esas, 2019/248 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.10.2020 tarihli ve 2020/9612 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/90631 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki hüküm karşısında, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunda hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında, anılan maddedeki istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınıp diyecekleri sorulmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 195. maddesine göre; suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu maddeki istisnai durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması mümkün değildir.
Sanığa atılı kasten basit yaralama suçu 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenmiş ve mezkur maddede seçimlik olarak hapis veya adli para cezasına hükmedileceği kabul edilmiştir. Buna göre, kasten basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nin 195. maddesindeki istisnai durumun oluşmadığı gözetilmeden ve sanık ...’ın usulüne uygun savunması tespit edilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/173 Esas, 2019/248 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.