Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/175 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararının 17.06.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 29.08.2016 tarihinde işlediği suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İncesu Asliye Ceza Mahkemenin 26.09.2019 tarihli ve 2019/169 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12.10.2020 tarihli ve 2020/9807 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/92249 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra, denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmişse de, hükmün açıklanmasına neden olan Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2016/596 Esas, 2019/172 sayılı kararında sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan adlî para cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, taksirle işlenmiş bir suçtan dolayı verilen mahkûmiyet nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nin hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kenar başlıklı 231. maddesinin onuncu ve on birinci fıkralarına göre; "(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve
denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir."
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2018 tarihli ve 2017/3-421 Esas, 2018/543 Karar sayılı, 18.10.2018 tarihli ve 2015/2-361 Esas, 2018/448 Karar sayılı, 22.04.2014 tarihli ve 2013/3-752 Esas, 2014/200 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için iki hâlden birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Buna göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması durumunda hükmün açıklanabilmesi için bu ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir. İkinci suçun taksirle işlenmesi durumunda ise, bilinçli taksir de olsa hüküm açıklanamayacaktır.
İncelenen dosyada; sanık hakkındaki basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 17.06.2016 tarihinde kesinleştikten sonra sanığın denetim süresi içerisinde 29.08.2016 tarihinde işlediği suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmadan ibaret olması nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasında isabet görülmemiştir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İncesu Asliye Ceza Mahkemenin 26.09.2019 tarihli ve 2019/169 Esas, 2019/370 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.