Kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2 (2 kez), 86/3-e (2 kez), 35, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2016/354 Esas, 2017/484 Karar sayılı kararının 30.10.2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28.10.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2 (2 kez), 86/3-e (2 kez), 35, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası ve 3.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/333 Esas, 2019/411 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 12.10.2020 tarihli ve 2020/10162 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2020 tarihli ve 2020/91487 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli kararının itiraz edilmeksizin 30.10.2017 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bununla birlikte, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği ihbar edilen suç tarihinin 28.10.2017 olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği herhangi bir suç bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/333 Esas, 2019/411 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.