Kasten basit yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 3-a,e, 29, 52/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Düziçi Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2018/295 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına dair Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/212 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.10.2020 tarihli ve 2020/9906 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2020 tarihli ve 2020/90048 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar merci Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesince, ".. kasten basit yaralama suçundan suçunun altsoya karşı işlenmiş olması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmiş olması ancak devamında suçun silahla ve altsoya karşı işlenmiş olduğu sebebiyle mükerrer olarak arttırımın yapılmış olduğu.." şeklinde gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın, müşteki ...'ın babası olduğu, suç tarihinde şüphelinin silahtan sayılan cam parçasıyla kızını yaraladığı olayda, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86/2 maddesine göre temel ceza belirlenirken birden fazla nitelikli halin (86/3-a ve 86/3-e) aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşıldığı ve temel ceza belirlendikten sonra anılan Kanun'un 86. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sadece bir kez yarı oranında artırım yapıldığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yaralama suçunda yer alan ve cezanın artırılmasını gerektiren birden fazla nedenin aynı olayda gerçekleşmesi durumunda (örneğin TCK'nin 86/3-a, 86/3-e); TCK'nin 86. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken bu durumun TCK'nin 61. maddesindeki ölçütlerden özellikle “suçun işleniş biçimi” kapsamında değerlendirilmesi suretiyle TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılacaktır. Temel ceza belirlendikten sonra ise nitelikli hal nedeni ile temel cezada TCK’nin 86/3. maddesi gereğince bir kez arttırım yapılacaktır.
Buna göre; sanığın kızı olan mağduru TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan cam parçası ile yaraladığı olayda sanık hakkında TCK’nin 86/2. maddesine göre temel ceza alt sınırdan ayrılarak belirlenmiş ve sanığın cezası TCK’nin 86/3-a ve e bentlerine göre (1/2) oranında artırılmıştır. Mahkemenin uygulamasında isabetsizlik olmadığı halde merciince itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/212 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.