MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 17.12.2014 tarih ve 2013/16433 Esas, 2014/5796 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.11.2020 tarih ve 2020/82887 itiraznamesi ile “sanık ...’ın hüküm tarihinde başka bir suçtan tutuklu olması, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmadığı halde duruşmaya katılımı sağlanmadığından savunma hakkının kısıtlandığı” nedeniyle onama kararının kaldırılarak hükmün düzeltilerek onanması gerektiğinden” bahisle 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 308/2-3. bentleri uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2)Dairemizin 17.02.2014 tarih ve 2013/16433 Esas - 2014/5796 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Hüküm tarihinde Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunan, duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan ve bu konuda mahkemece verilmiş bir karar bulunmayan sanık duruşmaya getirilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15.06.1992 P. 49/50; Artico/İtalya , B. No: 6694/4, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 tarih ve 2007/506 Esas - 2009/791 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK'nin 141/1. maddesi gereğince hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas sabıkası olduğu da gözetilerek, TCK'nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümleri bakımından hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.